Hong Kong etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hong Kong etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hong Kong belediyesi cenaze külleri için bile yer bulamıyor.


Malum Hong Kong dünyanın nüfus yoğunluğu en fazla yerlerinden biri ( gözünüzün önüne gelmesi için kilometrekare başına Türkiye'den tam 68 kat daha fazla insan yaşıyor).

Hong Kong'lular ölünce bedenleri yakılıyor ve 20x20 cm lik bir "mezara" konuyor-du. Bu konuda 2011'de yazdığım detaylı bir yazıya http://www.simdigezelim.com/2011/02/hong-kongda-olum-ve-kargo.html linkinden ulaşabilirsiniz.

Hong Kong'daki yer sıkıntısı daha da arttığı için belediye şehre boy boy ilanlar vermiş. Maksat halkı ölenlerin küllerini denize ya da bu iş özel hazırlanmış bahçelere serpmeleri konusunda ikna etmek. 20x20 santim yerin bile zor bulunduğu bir dünya burası.



a

http://www.simdigezelim.com/p/takip-et.html

Hong Kong'da Kowloon ve Merkez ( Central, Admiralty) bölgelerinin panaromik fotoğrafı




Blog formatından dolayı resim küçük gözüküyor, bilgisayara inidip büyütmeyi deneyebilirsiniz yaklaşık 180 derecelik bir açıyı kapsıyor. 24 Ekim 2017'de çektim.
http://www.simdigezelim.com/p/takip-et.html

Hong Kong'da Kowloon ve Merkez ( Central, Admiralty) bölgelerinin panaromik fotoğrafı




Blog formatından dolayı resim küçük gözüküyor, bilgisayara inidip büyütmeyi deneyebilirsiniz yaklaşık 180 derecelik bir açıyı kapsıyor. 24 Ekim 2017'de çektim.
http://www.simdigezelim.com/p/takip-et.html

Hong Kong Akvaryum Balıkları Pazarı'na (Tung Choi) nasıl gidilir? Ne alınır?

Tung Choi caddesi Hong Kong'un meraklısı için ilginç olan yerlerinden biri. Bu caddede ve yakındaki Butte caddesinde süs ve akvaryum balıkları satılıyor. Bu iki cadde özellikle çocukların hoşuna gidiyor. Hemen yakındaki Hong Kong Çiçek pazarı ve Hong Kong Kuş pazarını da aynı gün dolaşırsanız beton ormanında vaha bulmuş gibi olursunuz.


Pazara ulaşmak için Tsuen Wan ya da Kwun Tong metro hattında bir tren binip  Mong Kok ya da Prince Edward istasyonlarında inmeniz yeterli. Pazarda en ucuzundan en pahalısına  hem tatlı su hem de tuzlu su balıkları var. Bölgede kolayca yetişen Japon balıkları, çok satıldıkları  ve müşteriye balığı hızla verip satış yapabilmek için , plastik torbalarda "paketlenmiş" bir şekilde satışı bekliyorlar.



























Basit Japon balıklarında 20 Hong Kong dolarından başlayan fiyatlar tuzlu su balıklarında 1500-2000 Hong Kong dolarına tırmanıyor. Pazarda bunun yanında ev hayvanları da bulmak olası. Hong Kong'da evler küçük olduğunda dar ortamlara uyum sağlayabilen hamster, fare, kertenkele, kedi, tavşan ve küçük boylu köpekler de satışa sunulmuş.

Gelelim bu pazardan ne alınır sorusuna? Türkiye'de satılan akvaryum malzemelerinin çoğu zaten Çin malı, biz de bulamadıklarınızı buradan alabilirsiniz. Bir de kaliteli (ve pahalı) malzeme arayanlar için Japon ve Amerikan malı ürünler de satışta. Malzeme arama derdiniz yoksa iyi bir hava alıp Hong Kong'u değişik bir yanıyla tanımış olursunuz.

http://www.simdigezelim.com/p/takip-et.html

Hong Kong'da Kalacak Yerler


Hong Kong'da kalacak yerler dar ve bazen boğucu olabilir. Eee ne de olsa dünyanın en kalabalık yerlerinde biri. Biraz daha yol giderim ama kalacağım yer biraz daha ferah olsun diyenler şehir merkezine trenle 40 dakika mesafedeki New Territories bölgesinde kalabilirler. Çin sınırındaki bu bölgede bina boyları normale dönüyor ve fiyatlar + oda genişlikleri daha makul. Uzaklığı sorun etmeyenler için bir alternatif.

Simdigezelim.com'a abone olun, daha keyifli, daha ekonomik ve daha güvenli bir gezi için gerekli bilgiler posta kutunuza gelsin. Abonelik için buraya gidiniz.

Hong Kong'un Mongkok Mahallesi Dünyanın En Yoğun Yeri

Hong Kong'un Mongkok mahallesini yukarıda görüyorsunuz. Kalabalık bir yer dememe gerek var mı?  Türkiye'de ortalama olarak kilometrekare başına 73 kişi yaşıyor, Hong Kong'un Mongkok mahallesinde ise kilometrekare başına tam 130,000 kişi yaşıyor. Özellikle yaz akşamları yürüyüşe çıkan Mongkok'lular ve bölgeye alışverişe gelenlerle birlikte sokaklarda metrobüse binmişçesine bir kalabalık oluyor. Görmek için güzel ama yaşamak için zor bir yer.

Hong Kong'da Pazar Günleri ( Mecburen) Kaldırımlarda Eğlenenler

 Pazar günleri Hong Kong'da yürüyüşe çıkarsanız merkezi yerlerde kaldırımların tamamen dolu olduğunu görürsünüz. Aşağıdaki fotoğrafı da bir Pazar günü Hong Kong'ta yaya üst geçidinde çektim. Kaldırımlarda oturan, dedikodu yapan, gitar çalan, yemek yiyen bu insanların hemen hepsi Filipinli ve Endonezyalı. Çoğu hizmet sektöründe çalışan Filipinliler ve Endonezyalılar kendi ülkeleri için yüksek bir meblağ olan 500 dolar aylık alıyorlar. Ama Hong Kong dünyanın en pahalı kentlerinden biri ve şehirde çalışan yabancı işçiler haftasonu tatillerini yereller gibi lokantalara gidip alışveriş yaparak harcasalar para tasarruf etmeleri mümkün değil. Onlar da çareyi kaldırımlarda buluşmada bulmuşlar.
 

Bambu'dan İnşaat İskelesi


Bambu'nun vatanı Asya, doğal olarak çok yetişiyor. Çok ve ucuz olduğu için yemeklerden tutun da sal yapımına kadar bir çok alanda bambu kullanılıyor. Kullanılıdğı bir alan var ki ilk bakışta ürkütücü: nambu inşaatlarda iskele kurmak için de kullanılıyor. Hem de öyle küçük binalarda da değil, yukarıdaki fotoğraf Hong Kong'da dört katlı bir binada dış cephe bakımı için bambu iskele kurulumunu gösteriyor. 20 katlı binalarda da aynı malzemeyi kullanıyorlar. Bambular birbirine plastik bağlarla tutturuluyor. Kullananlar sağlam, hafif ve esnek olduğu için bambuyu tercih ettiklerini söylüyorlar.

Bambu'dan İnşaat İskelesi


Bambu'nun vatanı Asya, doğal olarak çok yetişiyor. Çok ve ucuz olduğu için yemeklerden tutun da sal yapımına kadar bir çok alanda bambu kullanılıyor. Kullanılıdğı bir alan var ki ilk bakışta ürkütücü: nambu inşaatlarda iskele kurmak için de kullanılıyor. Hem de öyle küçük binalarda da değil, yukarıdaki fotoğraf Hong Kong'da dört katlı bir binada dış cephe bakımı için bambu iskele kurulumunu gösteriyor. 20 katlı binalarda da aynı malzemeyi kullanıyorlar. Bambular birbirine plastik bağlarla tutturuluyor. Kullananlar sağlam, hafif ve esnek olduğu için bambuyu tercih ettiklerini söylüyorlar.

Gerçek "sahte"


Yukarıdaki fotoğraf Hong Kong'un ünlü Mongkok mahallesinden. Gündüzleri trafiğe açık olan caddeler, akşam saat beş sonrası tezgahların atılmasıyla açık hava pazarına dönüyor. Ve aklınıza ne gelirse bu ünlü pazarda satılıyor.

Pazarda çeşit çeşit saat satılıyor. Bu tezgah diğerlerinden biraz farklı: doğrucu Davut'un yeri galiba?  Saatlerin altında kocaman  "Gerçek Sahte Saatler" ( Genuine Fake Watches) yazmışlar. "Hani yanlış anlaşılmasın, tüm saatlerimiz dibine kadar sahtedir, gerçeği bulunmaz" der gibi.


Türkiye'de neler "gerçek sahte" sizce?


Hong Kong'da Ölüm ve Kargo

Hong Kong da toprak az insan çok. İnsanın dirisine bile yer yok, dünyanın metrekare başına en pahalı evleri burada. Hong Kongluların dairelerine tonlarca para ödemeleri yetmiyormuş gibi mezarlıklarda ateş pahası. Mezarları da daracık ( 20 x 20 cm). Ölen Hong Konglu önce yakılıyor ve kalıntıları aşağıdaki mezarlarda saklanıyormuş. Hong Kong merkezine uzak olan bir mezarlıkta aşağıdaki kadar bir yer (20 x 20 cm) yaklaşık 100,000 Hong Kong dolarına satılıyormuş, merkezde ise özel mezarlıklarda bu alan için üç milyon Hong Kong dolarını gözden çıkarmanız gerekiyor. Hong Kong hükümeti mezarlık fiyatlarını aşağı çekemeyip yeni alan yaratamayınca çareyi " En iyi küllerinizin denize savrulması" kampanyasında bulmuşlar.

Şimdilerde fotoğrafı aşağıda görülen mezarlar 50 sene öncesinde kalmış.
Artık Hong Konglu normal bir vatandaş ölünce bedeni yakılıyor, külleri denize savruluyor ve adı bir duvara kazınıyor sonra da fotoğrafları dijital ortama yükleniyormuş. Vefat eden kişinin adı üzerinde yazılan duvar artık onun mezarı olmuş oluyor, dileyen dokunmatik ekranlı bilgisayarlarda merhumun fotoğraflarını seyrederek mezara/duvara çiçek bırakıp ( gerçek ya da dijital) gidiyor.

Şimdi gelelim "Kargo" meselesine. Hong Konglular öteki dünyadaki merhumlara arada bir kargo gönderiyorlar. Nasıl  mı?

Yukarıda fotoğrafı bulunan "ölüye hediye" dükkanına gidiyorsunuz ve merhuma göndermek istediğiniz neyse onu seçiyorsunuz.
Bu bir şişe Cola'da olabilir. Markalı çanta ya da ayakkabı da....



Ya da oturma takımı. Sonra bir ateş yakıp satın aldığınız kağıt maketleri "merhumun eline geçmesi için dua edip" yakıyorsunuz.

İşlem tamam. Ister ev, ister araba gönderin.
Yok " ben merhumun ne seçeceğini bilemem" derseniz bir torba para gönderin.

"Kilosuna dikkat etsin" derseniz tartı,

"görünümüne dikkat etsin" derseniz telefon, ziynet eşyası,

"biraz çakırkeyif olsun" derseniz bira,

"dinlensin, gevşesin biraz" derseniz masaj koltuğu,

"canı sıkılmasın öteki dünyada" derseniz Wii oyun konsolu,

ya da müzik seti ,
gönderiverin. Artık Hong Kong usulü öteki dünyaya nasıl kargo gönderileceğini biliyorsunuz. Hala bu kargonun çalışacağına inanmıyor musunuz?  Valla, bir milyar üç yüz milyon Çinlinin bir bildiği vardır elbet.

Hong Kong merkezden Cheung Chau adasına

Hong Kong merkezinin bana bazen komik gelen bir hızı var: burada hayat hızlandırılmış film gibi. Merkez metro istasyonunda haritaya bakmak için iki dakika durunca kendimi korkuluk gibi hissetmeye başladım: etrafımdan iki dakikada binler koşturarak geçerken duran sadece bendim. Ancak maç çıkışı bu kadar kalabalık olur oysa iş çıkış saati bile değil: henüz metro boş sayılır.

Hong Kong'un en açık yerlerinden birine kendimi atıyorum: Tsim Sha Tsui. Burası esasen herşeyin en ucuzunu bulabileceğiniz bir pazar yeri ama beni esas çeken deniz kenarındaki genişçe gezi alanları. Geniş-çe dediysem de HK'a göre tabi. Açık  hava iyi geldi. Yağmur ıslatmaya yeminli: rüzgarla el birliği etmiş şemsiyemi ters çevirip duruyor. Biraz dolaşıp hostelimin olduğu binaya geri dönüyorum, manzara aynen şöyle.

Hong Kong'u daha önceden ziyaret etmiştim. Önceki gezim yazın en sıcak günlerinde idi, şimdi hava yağmurlu olsa da daha iyi ama kalabalık aynı kalabalık. Kalabalıktan kaçmak için hadi sizinle HK'nin adalarından birine gidelim.

Hong Kong merkez istasyonunun oradan geçerken gelin sabah kahvaltımızı Hong Konglular gibi yapalım: Dim Sum. Dim Sum bizim mantı benzeri bir şey: mantının etli, sebzeli, balıklı ( ve hayalinize gelecek her şeyden) yapıldığını düşünün sonra buharda pişirin alın size Dim Sum. Başka yerlerde akşam yemeğinde yense de Hong Konglular Dim Sum'ı sabah kahvaltısında tercih ediyorlar. Restoran hınca hınç dolu, mutfaktan yeni çıkan yemekler el arabasında yanınızdan geçerken elle işaret edip seçiyorsunuz, arabayı süren hanım yemeği verdikten sonra size verilmiş olan hesap pusulasında seçtiğiniz yemeği damgalıyor, çıkışta pusulayı alıp doğrudan kasaya gidebilirsiniz.

Hong Kong merkez iskelesinden  Cheung Chau adasına giden deniz otobüsü ( 30 dakika süren yolculuk 22.5 Hong Kong doları = 5 TL) kalabalık değil.


























Adaya varıp kalabalık kitlelere ve gürültüye dalmayınca HK'un nabzının ne kadar kuvvetli attığını anlıyorsunuz. Gerçekten de her an bir şeyler yaratmaya çalışan yeni iş fırsatları kovalayan yerinde duramayan bir şehir HK.
 Cheung Chau adası ise tam tersi, sakin, kabuğuna çekilmiş ve İstanbul'un adaları gibi genelde haftasonları dolan bir yer.














Yaz aylarında popüler olan plaj kışın ıssız.İskele yakınındaki lokantalar açık ama müşteri tek tük.  Ada 19.yy.da bir korsanın eviymiş, halen korsanın hazinesi ile ilgili efsaneler canlı. İsterseniz hazinenin saklı olduğu mağarayı ziyaret edebilirsiniz ( merak ettiyseniz boştu). İyi işaretlenmiş bir yürüyüş yolu var, ağırdan alıyorum 3 saatte adanın tüm çevresini geziyorum.

Sonra sokak aralarına dalıyorum. Adada ( kamu hizmetleri dışında)  motorlu araç kullanımı yasak, halk bisikletli. Sokak aralarında kiliselerin ve Hıristiyan kuruluşların çokluğu dikkat çekici. Balıkçı tekneleri limana doldurmuşlar, karadaki bir kaç tekne ( sampan) ada turu satmaya çalışıyorlar. Denizi gören bir lokantada adını bilmediğim bir balık ısmarlıyorum, şansıma da iyi çıkıyor. Biraz orada biraz burada oyalanırken hava kararmaya başlıyor.  

 Cheung Chau'dan deniz otobüsüne binip hostelimin olduğu Mong Kok'a dönüyorum. Mong Kok, Guinness rekorlar kitabında kalabalığıyla girmiş bir yer: kilometrekareye 130,000 kişi düşüyor ( İstanbul ortalaması bile 200 kişi civarı).  Akşamları daha da kalabalık oluyor.
Çünkü Mong Kok, gece açılan kaldırım pazarları ve dükkanları ile ünlü. Neyseki gündüz kalabalığın panzehirini adada almışım, boşvermişim kalabalığa. Biraz da Mong Kok'da dolanayım en iyisi.  

Hong Kong ve Makau'ya nasil gidilir, nasil gezilir, ne zaman gidilir, ne kadar harcanir, nerede kalinir, hangi yeme icme ve tatil mekanlari iyidir?

Vize

Hong Kong ve Makau, Cin'in "Ozel idare" bolgeleri. Cin'in parcasi olmalarina ragmen bircok konuda farkli yasa ve yonetmeliklere sahipler, her iki "bolge"'de Turklerden vize istemiyor.

Ucak Bileti

THY'nin Hong Kong'a dogrudan ucusu var. Hong Kong'dan Makau'ya gecmek hizli deniz otobusu ile sadece bir saat.THY biletleri aktarmali giden havayollarina oranla daha pakali. Vaktiiniz varsa aktarma yapin, fiyat %20-%30 azalabilir. Buna ek olarak Malezya Kuala Lumpur'a ucuz bilet bulabilirseniz, Air Asia ( http://www.airasia.com/ ) un Hong Kong'a cok uygun fiyatlari var. Guneydogu Asya'da iseniz Dragon Air ve CebuPacific ( http://www.dragonair.com/ ve http://www.cebupacificair.com/) kontrol etmeye deger.

Bunlar disinda ucuza bilet bulmak icin Turkiyede http://www.ekobilet.com/, yabanci olarak http://www.kayak.com/ , http://www.edreams.com/ , http://www.expedia.com/ bakabilirsiniz.
Bilet fiyatlari tatil gunleri, resmi gunler, bolgesel kutlamalar ve bunun gibi nedenlerle gunluk olarak degisebilir, bundan dolayi birden cok kaynaga degisik zamanlarda bakmak yararli olur.

Ne zaman gitmeli?
Hong Kong ve Makau her zaman nemli iki sehir. Yazin sicaklik 30 derecenin uzerine ciktiginda her ikisinde de sokakta yurumek bunaltiyor. Kisin sicaklik 10 derceye kadar dusebiliyor, nemden dolayi daha fazla hissediliyor. Yerellere gore Kasim ve Aralik aylari sehri ziyaret etmek icin en iyi zaman.

Ne kadar harcarim?


Her iki sehirde cok turist cektigi icin Asya'ya gore pahali yerler. Ortalama bir hostelde yatak 20-30 dolara, bir ogun yemek 5-10 dolara malolur. Sehirde ulasim kolay oldugu icin Kowloon ya da Hong Kong adasinda kalacaginiz yerlerin merkezi olmasi degil, metro veya otobuse yakinligi onemli. Merkezden biraz uzak ama metro yakininda kalacak bir yer hem daha ucuz hem daha sessiz olacaktir.

Nasil gezmeli?

Hong Kong'ta ulasim Makau'ya gore daha duzenli. Alacaginiz bir Octopus karti ile ( bizdeki Akbil gibi) metro, otobus ve tramvaylarda ucreti odeyebileceginiz gibi, ayni kartla cok yaygin olan 7elevenlardan alisveriste edebilirsiniz. Octopus kartlarini metro istasyonlarindan yada havaalanindan alabilir, butun 7eleven'larda doldurabilirsiniz.

Hong Kong'ta guzel bir gun

content="20080919;14443600">

Hong Kong'ta bugun sizinle guzel bir gun gecirecegiz. Guzel bir kahvaltiyla baslayalim, Hong Kong'ta Hong Kong'lularin yaptigini yapacagiz. Sabah kahvaltimiz Dim Sum: buharda pisirilen ve pirinc ununa et, sebze, cerez koyulup sarilmasiyla yapilan bir nevi manti. Dim Sum az lokantalari her zaman dolu, hele haftasonuysa bir saate kadar kuyruk bekleyebilirsiniz. Biz o kadar kalabalik olmayan bir yerden baslayalim istiyorum, sehir merkezinde bira uzaklasacagiz. Kowloon'dan bindigimiz tren bizi yarim saatte Yeni Bolgeler'e getiriyor. Istasyona yakin caddelerde bir cok unlu lokanta var, yemek kalitesini isi sansa birakmamak icin iyice kalabalik olan birinde kuyruga giriyoruz, 40-45 dakika beklememiz gerekecek. Kisa bir yuruyus icin iyi bir zaman. Yeni Bolgelerin unlu oldugu bir konu dilek agaclari. Turkiyede evliyalara adakta bulunuyorlar, burada tanrilara dua edip dileklerini agaca asiyorlar. Uc tane dilek agaci yanyana , ikisi dinlenmeye alinmis: uzerlerine asilan dileklerden nefes alamaz hale gelmisler, simdi sadece agaclarin yanindaki tahtalara dilek asmak serbest. Sabah sabah gelenlere bakilirsa haftasonlari bir baska Hong Kong gelenegi de dilek yapmak.


Lokantada siramiz geldi, etli, tavuklu, balikli ve sebzeli dim sum'lari denedik. Lokanta daha da kalabaliklasti, daha sakin bir yere gidelim mi? Lantau adasindaki Tai Po balikci koyune ilk once metro sonra da bir otobuse binerek ulasiyoruz. Neyseki otobuste havalandirma var, disarisi yaniyor. Tabi birazdan koyu arsinlayacagiz , o baska. Koy meydaninda bot turu satmaya calisan balikcilari astiktan sonra carsiya ulasiyoruz. Cesit cesit deniz urunu hem taze hem kurutulmus olarak satiliyor. Hong Kong'lular daha cok kurutulmus olanlarina ragbet ediyorlar. Tek katli kucuk tenekeyle kapli evlerin arasindan koyun icinden gecen nehri denize dogru takip ediyoruz. Siriklar uzerine kurulmus evlerin balkonlarinda yaslilar uyusuk bir sekilde gelen gecenleri seyrediyorlar. Deniz yeni cekilmis olmali, bazi evlerin balkonuna bagli kayiklar kuma iyice oturmus. Aksama gelgit olup sular geri geldiginde, balkondan dogrudan kayiga atlayip denize acilmak mumkun olacak. Simdi ise kumda kayigi itmek guc ister. Nehrin agzinda kucuk bir Budist tapinagi var. Gunesten kacan bir aile agacin altina siginmis, beraber sarki soyluyorlar. Biraz oturalim burada, ne guzel esiyor. Hong Kong merkezinde binalar yanyana oldugu icin ruzgar hic yok. Koyde uc saat kadar kaldik, yeter. Siradaki yerlere gecelim mi? Koy merkezinden otobuse binip Buyuk Buda (Tian Tan) tepesine gidiyoruz.

Buyuk Buda yapimi 1993 yilinda bitirilen dunyanin en buyuk bronz Buda heykeli, Hong Kong'u tepeden goren yesillik buyuk bir tepede yer aliyor. Po Lin manastirida heykelin hemen yaninda. Tapinmaya gelenlerden daha cok guzel manzarasi icin gelen turist var. Heykelin yanina cikiyoruz, giris ucretine bir dondurma ve su dahil, iyi fikir. Golge bir yer bulup dondurmamizi yerken Hong Kong'ta boylesine yesil alan birakan planlamacilari icimizden tebrik ediyoruz. Heykel cevresinde ziyaretciler icin guzel bir tesis yapilmis, yeme icme mekanlarinda iyice soluklaniyoruz. Ogle yemegini gecte olsa yiyip teleferige dogru yuruyoruz. Buradan teleferik yolculugu yaklasik 20 dakika suruyor, kisa bir sey degil yani. Havadan patikalari ve sol yandaki havaalanindan kalkan ucaklari seyrederek agir agir deniz seviyesine suzuluyoruz. Keyifli bir yolculuk. Teleferik istasyonu metronun hemen yaninda

Hong Kong adasinda Central'da metrodan iniyoruz. Haftasonu Hollywood caddesindeki antikacilara soyle bir bakiyoruz, asil gelme amacimiz Man Mo tapinagini gormek. Hong Kong'lularin cok geldigi guzel bir yapi burasi. Icerisi yanan tutsulerden dolayi dumana bogulmus durumda gorevliler arada bir sonmeye yuz tutan tutsuleri disari cikarip sonduruyorlar, yoksa nefes almak imkansiz hale gelecek. Tavanda asili fenerler iceriye ayri bir hava veriyor. Man Mo'dan ayrilip Kowloon'a geciyoruz. Koprulerin altinda ve kaldirimlarda yolun iki metre yakininda sanki yesilligin ortasindaymis gibi piknik yapip sohbet eden Filipinli, Endonezyalilarin yanindan geciyoruz. Bu sehirde yaklasik ikielllibin hizmetci var ve cogu bu iki ulkeden geliyor, cok dusuk maaslarla calisan hizmetliler parasizliktan gidecek yer bulamiyorlar, kimisi gitarini alip gelmis, kimisi kaldirimda karaoke yapiyor. Isterseniz buyrun sizde karaokeye, memnun olurlar. Ogleden sonra kurulan ve butun gece acik kaldigi icin gece pazari adini alan “ Temple” caddesi pazarina gidiyoruz. Temple pazarinda yok, yok: 1 dolara tisortler, her turlu taklit mal, DVD ler, ayakkabilar, el isleri, cantalar. Esas musteriler yine turistler, fazla kalabalik olmadan pazarin el fali bakanlar kisina yuruyoruz. Iki sokak dolusu el falcisi tezgah acmis musteri bekliyorlar, bazilarinin onunde epey bir kuyruk varken cogunun musterisi yok. Onunde kuyruk olanlar iyi olmali. El fali bakanlar sokaginin sonunda Cin operasi soyleyenlerin oldugu bolum var. 20-30 metre arayla muzik gruplari toplananlara eski tur operalardan ornekler sunuyorlar. Burada daha fazla kalabiliriz, ilginc bir bolge ama acele etmemiz lazim: saat sekizde Hong Kong limani isik gosterisi var. Kowloon'da Tsim Sha Tsui metro istasyonunun hemen cikisinda deniz kenari yayalar icin genis bir yuruyus alani olarak duzenlenmis. Her aksam saat 8'de burada isik ve ses gosterisi var. Karsi kiyidaki 44 gokdelen isiklandirilmis, muzik esliginde degisik renklerle sanki dansediyorlar. Enfes bir goruntu. Dogal olarak Tsim Sha Tsui tiklim tiklim.

Tsim Sha Tsui'daki manzaranin uzerine bu aksam sadece daha iyisi cekiliebilir, Victoria tepesine cikiyoruz. Admiralty istasyonundan kisa bir yuruyusle tepeye cikan tramvaya variyoruz. 5 dakika icinde dunyanin en iyi gece manzalarindan biri ayaklarimiz altinda: Hong Kong adasi ve Kowloon'un parlayan isiklari ve aralarindaki deniz. Muhtesem. Cam kenarinda yer verebilen bir lokanta buluyoruz, guzel bir Hong Kong gununu iyi bir yemekle taclandiracagiz. Gun bitti mi? Tabii ki de hayir. Tramwayla asagi inip en yakindaki ayak masaji salonuna giriyoruz. Sehirde neredeyse her elli metrede bir bu salonlardan var, salonlar genelde oglenden sabah dorde kadar acik. Ayak masajini -refleksoloji- aci veren bir zevk olarak tanimlayabiliriz, tecrubeli bir masor ayaktaki noktalara baski uygulayarak kisa zamanda butun vucudunuzu rahatlatabilir. Yalniz su "ayaktaki noktalara baski uygulama" safhasi sizi koltugunuzda ziplatacak kadar aci verici olabilir. Masaj bitince iyice rahatlamis, ayaklarimiz yerden iki santim havada hostelin yolunu tutuyoruz. Herkese iyi aksamlar, yarin Macau'da gorusmek uzere.


content="16010101;0">

Not: Hong Kong fotograflarimin oldugu Sandisk kullanilamaz hale geldi, fotolar da gitti, dolayisiyla Hong Kong fotolari baska kaynaktan – HK Turizm Burosu web sitesine saygilar- .

Alisveris Olimpiyatlari Merkezi: Hong Kong

Alisveris olimpiyatlarina hosgeldiniz. Birkac saat sonra bu sehirdeki diger yedi milyon insan gibi sizde olumune alisverise giriseceksiniz, iyi olmak onemli degil dayanikli olan kazanacak. Ilk once biraz sahayi taniyalim.

Hong Kong dort ana bolgeden olusuyor: Hong Kond adasi, Kowloon, Lantau ve Yeni bolgeler. En kuzeyden baslayalim: yeni bolgeler. Yeni bolgeler adi sizi kandirmasin yuz sene once Ingilizler bolgeyi Cinlilerden kiralayinca bolgeler yeniymis, artik adi kaldi yadigar. Simdilerde sehirden uzak olmasi sebebiyle ( ki sadece 45 dakikada ulasiliyor) pek tercih edilmeyen bir bolge burasi. Sehir merkezine gore oldukca acik, rahat nefes alinacak parklari olan, hos bir bolge. Yeni bolgelerin yukarisi Cin, asagisi Kowloon. Kowloon'u hizlica tarif edeyim: Mahmutpasa esnafinin Levent plaza insanlariyla yanyana yasadigi ve calistigi bir sauna dusunun ve cok ama cok kalabalik yapin, ustelik herkes her an bir seyler satma pesinde olsun, kostursun: sokakta pijama ile dolasan insanlarin yaninda cizgili takim elbiseleri ile bankacilar, onun yaninda uluslararasi emlak sirketlerinde calisanlar, onun yaninda Afrika'ya mal goturmek icin gelenler, onun yaninda uzun entarileri ile hem sohbet eden hem de vitrinleri kesen Araplar, hepsinin yaninda 35 dereceyi gecen nem orani yuze az kalmis bir havada sicak sicak yemek hazirlayan atletleri fora etmis sokak saticilarini, kaldirima yayilmis gazete satanlari, buhar kazanlarinin ardinda bir deri bir kemik gorunen ahci yamaklarini koyun. Sonra da filmi iki kat hizlandirin, Kowloon boyle bir sey. Hani bazi seyler yasanmadan anlasilmaz ya, Kowloon'a gitmek lazim. Ozellikle aksamlari eglence mekanlari civari oylesine mesgul ve oylesine nemli ki gercek degil neredeyse. Insanin gulecegi geliyor, boyle bir kamera sakasi falan olmasin diye. Oylesine canli, oylesine hareketli , olumune nemli. Esas alisveris yerleri de burada.


Kowloon'un karsi kismi Hong Kong'a adini veren -eveeet- Hong Kong adasi. Bu ada Kowloon'un biraz daha derli toplu olani. Ana alisveris mekani Causeway Bay cevresi. Causeway Bay'de ayni zamanda yemek mekanlari bol, ne isterseniz ve ozellikle istemedikleriniz burada. Bazi yemekleri nasil kesfetmisler bilemiyorum. Ornegin kaplumbaga kabugu tatlisi denedim, halen anlamadigim seyler: 1) kabuk nerede , bu yumusak bir sey 2) ee bunda seker yok 3) icinde kahve yoksa niye kahve kokuyor ( ki zaten ben ne oldugunu bilmeden kahveli kek diye almistim) 4) kaplumbaga kabugundan tatli yapmak kimin aklina niye geldi? 5) peki niye kendimi durduramayip baska bir tatli daha deniyorum ve garsonun anlatmakta gucluk cektigi deniz hayvani bir tatlida ne ariyor ve ben niye gidip bunlari buluyorum? . Eli yuzu duzgun hostel ariyanlar bu yakaya gecebilirler. Hong Kong'da ulasim her saat cok kolay , metro yakininda bir yerde yatacak bir yer bulursaniz uzakligina bakmayin.

Hong Kong adasinin bati tarafinda en buyuk ada, Lantau var. Lantau'nun hemen hepsi yesil alan olarak ayrilmis. Hong Kong'un gurultu patirtisindan kurtulmak isteyenler bir otobus bileti ile kendilerini ufak balikci kasabalarinda yemek yerken bulabilirler. Bu kadar kalabalik ve sikisik bir sehrin yaninda genis yesil alanlarin olmasi cok guzel bir sey.

Ehh, sahayi uc asagi be yukari biliyorsunuz, artik alisverise baslayabilirsiniz. Cin gelenlerden vize istiyor, Hong Kong'da Cin ama istemiyor, cunku burasi Cin'in ticaret kapisi. Bir nevi serbest bolge, Cin'in uretim sanayinin gosteri odasi. Akliniza ne gelirse satin alabilirsiniz burada, sokakta saat satmak icin sizi ceviren adam size isterseniz tek saatin fiyatini yada ayni saati kiloyla aldiginizdaki fiyati veriyorsa bu adamlar ticarette ciddiler demek, merak edenlere uyduruk bir saat 2-3 dolar, kilosu 45-60 Usd arasi, dileyenler tonla alabiliyor. Ayni durum gozluk cerceveleri icinde gecerli, girdiginiz kucuk bir handaki tek tezgahlik bir dukkan isteyenlere kilo ile gozluk cercevesi satiyordu ve basi bayagi kalabalikti.

Bilinen markalarin gercekleri sehire dagilmis onlarca alisveris merkezinde rahatca bulunuyor, ayni markanin taklidini arayanlar ise gece acilan pazarlara gidebilirler. Hadi siz alisverise koyulun ben de surada ananas sosunda tavuk ayakli ve yumurtali balik basi yiyeyim ( bir ismarladigim seyin icinde ne oldugunu ilk once soracam).

Yarin, guzel bir Hong Kong gunu nasil olur onu yazacagim, ama ilk once alisveris olimpiyatlarinin bitmesini bekleyelim olur mu?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...