Blogdaki 300'den fazla sayfaya aramayla hizla ulasabilirsiniz.
Özel Arama

18.05.2009

Veee İstanbul

2 Şubat 2008 gunu Istanbul'dan yola ciktim ve vurdum yola >>>>>

ABD-Barbados-Trinidad ve Tobago-St.Vincent ve Grenadinler-Antigua ve Barbuda-Bahamalar-Jamaika-Guatemala-Honduras-El Salvador-Nikaragua-Kosta Rika-ABD-Arjantin-Uruguay-Arjantin-Paraguay-Brezilya-Arjantin-Şili-Bolivya-
Şili-Peru-Ekvador-Kolombiya-Venezuella-Şili-Yeni Zelanda-Avustralya-
Japonya-G.Kore-Japonya-Filipinler-Hong Kong-Makau-Brunei-Malezya-Sri Lanka-Singapur-Kamboçya-Laos-Vietnam-Tayland-Malezya-Endonezya-
Malezya-Iran > Hakkari-Van-Malatya-Kayseri-Tokat-Amasya-Kastamonu-Zonguldak 'tan gecerek sonunda Istanbul! >>>>

Bugun 18 Mayıs 2009. 470 gün ve 40 ülke sonra: Hoşbuldukkkkkkkk İstanbul :))


Dunyanin cidden yuvarlak oldugundan emin olmam biraz uzun surdu. Yolda o kadar cok zaman gecirdim ki artik yolda olmak normal geliyor. Ayni odada ust uste dort gun yatmayali 16 ay oldu.

Normal olan devamli yolculuk modundan "anormal" olan yerlesik duzene gecis suresince blogum biraz dinlenecek.

Gorusmek uzere, Basar


17.05.2009

Zonguldak


Komur denince ilk akla gelen il olan Zonguldak'ta madenler tukenince teker teker kapatilmis. Bugun cok az miktarda uretim suruyor. Sehir bugun kendine yeni bir yol cizmeye calisiyor.


Sehrin ticari merkezi carsi bolgesi civarindaki bir kac sokaktan ibaret. Valiligin arkasindaki alan komur deposu olarak kullaniliyor, kirli bir dere burada denize dokuluyor. Yaklasmaya degmez.


Sehir merkezinde valiligin dogu yanindaki rihtimdaki kafeler ve cay bahceleri aksamustleri hinca hinc dolu.

Zonguldaklilar aksam keyiflerine duskun: tekel bayilerinin sayisi oldukca yuksek. Valiligin karsisindaki alanda Ismet Inonu'nun at uzerindeki heykeli var. Heykelin altinda Ismet Inonu'nun bir sozu bizlere yol gosteriyor: “ Bir ulkede namussuzlar kadar namuslular da cesur olmadikca o ulkede kurtulus zordur” yaziyor.


Az ileride Zonguldak'ta komur uretimi basladigindan beri maden kazalarinda olenlerin isimleri plaketle duvara islenmis. “Maden sehitleri” anitinda olenlerin isimleri devam ediyor, ediyor, ediyor. Komur uretiminin ne kadar tehlikeli olabilecegini dogrudan gosteren bir anit.

Zonguldak dalgakiraninin karaya baglandigi noktada oturursaniz, sehrin nadir guzel manzaralarindan birini gorecekcesiniz. Bana sade bir kahve, biraz dinlenelim. Yarin eve dogru yoldayim.

16.05.2009

Kastamonu

Kastamonu turistlerin pek ragbet ettigi yerlerden biri degil, oysa sehirde en azindan 1-2 gununuzu gezerek rahatlikla gecirilebilirsiniz. Kastamonu valiliginin ve il ozel idaresinin hazirladigi brosurlerde ildeki belli basli eski eser ve doga varliklarini ziyaret etmek icin 7 gunluk bir tur programi bile onerilmis. Valiligin web sitesinde oldukca cok bilgi var. Cumhuriyet meydanindaki turizm bilgi burosu cok yardimci oluyor, her sorunuza karsilik 1 kiloluk brosurle ayrilabilirsiniz, iyi hazirlanmislar. Kayseri'de turizm ofisi gibi kaytarmaya calismiyorlar.

Kastamonu bolgesine insan yerlesimi yaklasik 7000 senelik. Gormek isterseniz valiligin yanindaki arkeoloji muzesine gidebilirsiniz. Bir sene gecerli muzekart inizi sadece 20 TL'ye alip butun bir sene boyunca Kultur ve Turizm Bakanligina bagli muzelerin hepsine biletsiz girebilirsiniz.

Cumhuriyet meydanina hakim bir tepede Kastamonu'nun sembolu saat kulesi sehrin guzel bir manzarasini sunuyor. Gun batarken kahvenizi alip terasta Kastamonululara sizde katilin, keyif alacaksiniz.

Saat kulesinin karsisindaki tepede Kastamonu kalesi var. Sehirde yururken kaybolursaniz kafanizi kaldirin ikisinden birini mutlaka goreceksiniz.


Sehrin ortasindan gecen Karacomak irmagi geceleri degisik isiklandirmasi ile dikkat cekiyor.

Kastamonu icinde 400'den fazla kayitli tarihi eser var, bunlarin cogu konak ve hanlar. Konaklar ayri zamanlarda ayri stiller kullanilarak yapildigi icin “Kastamonu stili” diyebileceginiz bir durum yok. Konaklarin cogu “restore et-islet-devret” modeli ile kiralanmis. Bu sayede bir cok bina hayata donmus, iyi de olmus, yoksa yikilip gideceklerdi. Simdi otel ya da restoran olarak hayatlarina devam ediyorlar.

Kayserinin merkezindeki 500 yillik kopru uzerinde Karacomak irmagini asarak Nasrullah camiine variyoruz. Yerel bir hikayeye gore caminin onundeki sadirvandan su icen ya yedi kez daha Kastamonu'ya gelirmis ya da buraya yerlesirmis. Ne kadar dogru ? Size ileride soylerim.

Caminin arka kismindaki Munire medresesi yenilenerek el sanatlari carsisi olarak acilmis. Medresinin kenarlarinda el sanatlari satan dukkanlar ve ortasinda cay icilecek bir alanda var. Atmosfer hos ve rahat, urunlerini sergileyenlerin bir kismi universiteden oldugu icin ortalik “hocam, hocam” seslerinden gecilmiyor, herkes hoca. 50 metre yakindaki Sire Bey Han ve Balkapani hanlarinin da ortasi ayni sekilde cay bahcesi ama ayni zevki vermiyor.

Kastamonu ilinde yapilan 812 cesit yemek tespit edilmis, bunlardan yaklasik 500'u baska yerlerde yapilmiyormus. Mesela cekme helva bunlardan biri , yapim teknigi farkli oldugu icin tadi kendini hemen belli ediyor. Kastamonulular sekerleme isini ciddiye aliyor, 29-30 Haziran tarihlerinde Arac ilcesinde “Sekerciler, Pastacilar ve Yayla Kulturu Senligi” var. Vaktiniz olursa cok seker bir gezi olabilir.

Kastamonu'da Bir Ebru Sanatkari : Rafet Küllüoğlu

Kastamonu'nun unlu eserlerinden Nasrullah camiinin yanindaki Munire medresesi 2002 yilinda onarilarak Kastamonu ve cevresindeki el sanatlarinin sergilendigi ve satildigi bir mekan haline getirilmis. Bahcesinde agaclarin golgesinde oturarak sohbet etmek mumkun. Carsidaki sanatkarlardan biri de geleneksel Ebru sanatini 30 seneden fazla bir zamandir "ogrenmeye" calisan Rafet Kulluoglu.

Rafet usta diyor ki "Ebru sanati hakikate varmanin , Allah'i anlamanin bir yolu. Onun icinde sonu hic gelmeyecek bir ogrenme ugrasi. Hakikat aski olmazsa bu sanat cekilmez. Benim Ebru teknesinde istedigim kivami elde etmeyi ogrenmem on seneden fazla zamanimi aldi, halen yeni seyler buluyorum. Halen Ebru teknem bana soyluyor, ben kagida geciriyorum. Ben bu ise Istanbul'da askerlik yaparken basladim, ustam Uskudar'daydi. Istanbul'da Ebrucular aynidir, degismezler son otuz seneden beri ayni yerdeler. Anadolu'da bu sanati icra eden pek kimse yok. Ben bildiklerimi her sene iki kurs vererek ogretmenlere ogrettim, bir suru ogrencim oldu, simdi bazilari da benim gibi bu ise girismisler ama az sayilari".
Rafet usta Ebru teknesindeki suyun kivamini tutturmak icin od suyu kullaniyor. Bunun icin mezbahaya gidip sigirlarin odunu topluyor. Kis aylarinda kivamini tutturdugu teknesini daha uzun kullanabiliyor: od organik oldugu icin sicak havalarda cabuk bozuluyor.
Rafet usta, Ebrularinda kullandigi boyalarin cogunu kendi imal ediyor. Satin aldigi sentetik boyalarda var ama onlari pek sevmiyor.
Rafet usta hat sanati uzerine de calisiyor. Hazirladigi Ebrulari ve Hat yazilarini dukkaninda sergiliyor, isteyene siparis uzerine de hazirliyor.
Kendisine ulasmak isterseniz, iste ayrintilari.
Rafet Küllüoğlu
Munire Medresesi, El Sanatlari Carsisi, Kastamonu Telefon: 0505 276 4540.