Ağustos Ayında Milano'yu Gezmek Haftasonunda İş Merkezi Gezmek Gibi

Ağustos ayında Milano'yu gezmek hafta sonunda iş merkezi gezmek gibi: şehirde pek insan kalmamış. Ağustos ayı geleneksel olarak bütün İtalya'nın kepenkleri kapayıp tatile çıktığı bir zaman olduğu için şehirde bir tek turistler, göçmenler ve hafif terelelli tipler var.

Hani İtalyanlar kapatıp gitmiş derken açayım: bakkal çakkal kapanır normaldir ama mesela fırınlar kapalı, ekmek arasanız mahalle mahalle dolaşacaksınız. Bankalar şubelerini kapamışlar, nöbetçi banka şubesi var. Eczaneler kapayıp tatile gitmişler, açık kalanların hepsi nöbetçi eczane tadında. Giysi satan yerler kapalı. Kafeler, lokantalar, şans oyunu satan yerler, pastaneler kapalı. Bozar mı? Şehir bize kalmış, niye bozsun.


Fena mı olmuş?  Yoo. Trafik derdi yok, metro, tramvay boş, açık lokanta bulabilirseniz ki zor, onlar da tenha. Hava mis, gez dolaş işte.
Şehrin çoğu bizim gözümüze alışkın gelen apartman bloklarından oluşuyor. Merkezindeki eski şehirse fena korunmamış oradan bloğa fotoğrafa konacak kareler çıkıyor. Şehrin merkezi dışında kalan bayağı bir kısmında çektiğim fotoğraflarda İtalyanca yazıları silsem, "burası İstanbul mu İzmir mi?" diye sorarsınız.

Bazı alışkanlıkları bizim gibi taksi şöförleri boş bulursa hemen kazık atma telaşında, bir şey satın alırken eksik para üstü verme taktiği turistik yerlerde var. İnsan kendini vatanında hissediyor valla. Zaten etrafta da dediğim gibi Milano'lu pek İtalyan yok. Göçmenler var.

Buraya henüz Suriyeliler ulaşmamış, Afrikalılar var. Çok sayıda Afrika kökenli vatandaş sokaklarda işportacılık yapıyor. Asyalılar da Çin mahallesinde kümelenmişler, onlar işportanın bir üstüne çıkmışlar kendilerine ait küçük tekstil mağazaları var. İtalyanlar şehri terkedince sayıları daha bir göze batar olmuş.





Milano'nun turistik mekanları yapıldığı zaman bütün şehir nüfusunu ( 40,000 kişi) içine alacak kadar büyük olan Duomo di Milano ( Milano Katedrali) çevresinde kümelenmiş. Tembel ve yavaş adamlarla şehri dolaşırken insanları seyretmek için güzel bir alan.

Milano seyrettiğinizde hoşunuza giden ama sonra sabun köpüğü gibi uçup giden bir romantik komedi filmi gibi. Gezmesi, yemesi, içmesi hoş, akılda kalansa boş. Milano'dan fazla bir beklentim yoktu açıkçası, düşük beklentimi karşıladı.
 Buradan İsveç'in başkenti Stockholm'a çıkıyoruz. Bak işte orası daha farklı, insana katacağı üç beş şey var. Milano'ya selam edelim, kuzeye çıkalım.

 


Simdigezelim.com'a abone olan 5000'den fazla kişiye siz de katılarak daha keyifli, daha ekonomik ve daha güvenli bir gezi için gerekli bilgileri kaçırmayın. Abonelik için buraya gidiniz. 

Simdigezelim.com'daki içerikten yola çıkarak yazılan üç kitaba göz atıverin.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Google, Blogger yada OpenID hesabınızla girerek yorum bırakabilirsiniz. Spam yorumları siliyorum, gireceğiniz dış linkler takip edilemez. Teşekkürler

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...