Sydney'de farkli bir "hosgeldin" ( Avustralya )

Auckland'dan Avustralya'nin gobek deligi Alice Springs'e gitmek icin sabahin korunde ucaga biniyorum. Gozlerim hafif aralik , uyanik taklidi yaparak, arada Avustralya gezi rehberine goz gezdiriyorum, bir yandan da kahve servis arabasinin yolunu gozluyorum. Bakalim Avustralya'nin neleri unluymus: dunyanin en zehirli yirmi yilan cinsinin onu burada yasiyor, en cok kobekbaligi olumleri, en zehirli baliklar, en zehirli orumcekler burada, zehirli bitkilerde onder, bilinen en buyuk aciyi veren deniz analari bu sularda bol. Himm ilginc olacak bu ulke. Colde acik havada kamp yapacagim, acaba gezi rehberini okumadan ayarlamasamiydim? Nedense kahveye gerek kalmadan uyku acilmaya basladi. Devam edelim goz gezdirmeye: Nick Cave, Mel Gibson, Nicole Kidman, Eye of the tiger ( Survivor), Kylie, Komsular dizisi, sinirli bay Russel Crowe Avustralya'nin dunya medyasina hediyeleri. Bizimle tanisikliklari 1914 Canakkale bogazina kadar geliyor. Turkiye'nin tam on kati buyuklugunde, nufus 20 milyon.Eee biraz bos bir yer. Evet farkli olacak burasi. Iyice gezmeli.

Auckland'dan Alice Springs'e dogrudan ucus yok, Sydney'de aktarma yapmak gerekiyor. Alice Springs ucaklari sabah erken kalktigi icin bugunu Sydney'de gecirecegim. Sydney havaalanindan sehir merkezine trenle on dakikada geliyorum. Hostel tren istasyonunun yaninda buyuk bir bina, 8 katli, 700 yatakli dev bir sey. Avustralya sirt cantali turizm altyapisinda iddiali bir ulke, bu aralar Avrupa'da yaz tatili oldugu icin Avustralya'nin bircok kenti ve ozellikle dogu kiyilari Avrupali turist dolu. Resepsiyona vardigimda yer olmadigi icin geri donen diger sirtcantalilarla karsilasiyorum, neyseki onceden yer ayirmistim. Cok fazla turistin oldugu yerlerde dolasmamak icin dogu kiyilarini pas gecip issiz ic kesimi dolasmayi tercih etmistim, hosteldeki kalabaligi gorunce dogru karari verdigimi anliyorum. Esyalarimi yatakhaneye birakip sokaga firliyorum. On dakika kadar kalabalik caddelerde yurudukten sonra yaya bolgelerinden birine cikmak icin haritaya bakip kestirme kucuk bir sokaga daliyorum.

50-60 sumo hizla uzerime geliyor. Avustralya? Ne sumosu yaaa? Sumo'nun burada ne isi var? Sokakta ne yapiyor? Herseyi birak niye uzerime yuruyorlar? Ustelik 50'si birden. Saskinlik. Merak. Panik.Beni ayaklarinin altinda almaya iki metre kalmisken birden duruyorlar. Sonra donup gidiyorlar.

Hani bu ulkenin farkli olmasini beklemistim ama sumolar tarafindan ezilmek planlarim arasinda yoktu. Yaa bi daa sorayim Sumo- Avustralya ikilisinde hata yokmu yaaa?

Ben icimden bunlari derken megafonlu biri bagirmaya basliyor“Martin neredesin? sokaktan gelenleri durdursana. Martin, neredesin?” . Sozkonusu Martin kaldirima yerlestirilmis portatif tuvaletten aceleyle cikiyor, “pardon, gitmem lazimdi”. Megafonlu devam ediyor “ sokagi temizleyin, bastan aliyoruz”. Film cekimi.

Sydney'de dolasmak guzel, Avustalya'yi ogrenmek harika, askeri nizamda yuruyen 50 sumonun ortasinda kalmak ise, paha bicilemez.

Bugunluk daha fazla heyecan istemez, tipik turistligimizi yapalim. Ilk once Opera binasi ve civarini tavaf ediyorum, arkasindan yakindaki sakin sahil mahellesi Manly'e gecmek icin vapura binip elimde cay geminin acik kismina cikiyorum. Sydney'in opera binasi ve Liman koprusu arkamda ufalirken karsi kiyidaki yesillikler buyuyor. Manly, Sydney'e cok yakin ve iyi korunmus bir sayfiye kasabasi. Hem okyanusa hem korfeze kiyisi var, sorfculer tarafindan tutulan bir yer. Denize uzanan iskele uzerindeki lokantada bir seyler atistirirken gunesin son isiklarini ve korfezde zarif bir sekilde limana donen yelkenlilleri seyrediyorum. Sumolar, opera binasi, gunbatimi, yelkenliler, korfez, dunyanin en zehirli yaratiklari, bos alanlar, uzun yolculuklar: bu ulke farkli, gezmek ilginc olacak.... Alice Spring's geliyorsunuz degil mi?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Google, Blogger yada OpenID hesabınızla girerek yorum bırakabilirsiniz. Spam yorumları siliyorum, gireceğiniz dış linkler takip edilemez. Teşekkürler

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...