Niğde

Niğde, İç Anadolu'nun küçük illerinden biri. Zamanında büyükmüş ama 1950'lerde ilk önce Nevşehir, arkasından 1989'da Aksaray Niğde'den ayrılıp kendi başlarına il olunca geriye bugünün küçük ili kalmış.

Niğde merkezinde sosyal hayatın çoğu gençlerin akşamları bir aşağı bir yukarı turladıkları ve "Mecburiyet caddesi" adını taktıkları Dr. Sami Yağız caddesinde geçiyor. Özellikle caddenin sonuna doğru ( Atatürk caddesine bağlanan köşe civarı) gençlere yönelik kafe ve mağaza sayısı artıyor. Niğde üniversitesinin  yerel ekonomiyi ve sosyal hayatı canlandırdığı çok açık.

Niğde merkezde Selçuklu eserleri dikkati çekiyor. Ziraat bankasının yanındaki parktan gidilen 1312 yılında yapılmış Hüdavent Hatun türbesi bunlardan biri. Türbenin çevresi park ve çay bahçesi olarak düzenlenmiş.
Şehri yukarıdan görmek için Hüdavent Hatun türbesinden 180 derece dönüp ters yöne yürürsek 10 dakika sonra Niğde kalesine varırız. Kalenin bir köşesinde 1902'de yapılmış saat kulesi var, onun dibi yine çay bahçesi.

Kalenin arkasındaki parktan aşağı doğru yürürken İlhanlı devleti zamanında yapılmış Sungur bey camiinin yanından geçiyoruz. Buradan yine merkeze dönüyoruz, akşam yemeği vakti yaklaştı bile.

Niğde'nin nesi ünlü derseniz 1) " Geçti Bor'un pazarı ( Bor= Niğde merkezine 17 km mesafedeki ilçe) sür eşeğini Niğde'ye  " sözü , 2) elma'sı , 3) patatesi ve 4) Niğde gazozu derim. Hazır yemeğe oturmuşken  bir Niğde gazozunu da ben açayım. Akşam yemeği sonrası da yerel geleneği bozmadan mecburiyet caddesine...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Google, Blogger yada OpenID hesabınızla girerek yorum bırakabilirsiniz. Spam yorumları siliyorum, gireceğiniz dış linkler takip edilemez. Teşekkürler

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...