"Şaşırmak için gezmeniz gereken 55 yer" Star Gazetesinde

Kaynak: 24 Nisan 2011 tarihli Star Gazetesi

http://www.stargazete.com/pazar/gittim-gordum-sasirdim-haber-346427.htm


Gittim gördüm şaşırdım
 










Guetemala’da volkanda sosis kızarttı, Kamboçya’da tren kiraladı, Japonya’da çekmecede uyudu, Venezuela’da parasını ayakkabısının astarına sakladı. Başar Kurtbayram’ın 16 ayda gezdiği 115 ülkeden seçtiği yerleri anlattığı Şaşırmak İçin Gezmeniz Gereken 55 Yer adlı kitaptaki her ayrıntı çok ilginç
BERRİN HABERVEREN / bhaberveren@stargazete.com
Elektronik mühendisi Başar Kurtbayram yıllarca telekom firmalarında yöneticilik yaptı; işi dolayısıyla Nijerya’dan Rusya’ya, İngiltere’den İspanya’ya tam 115 ülke gezdi. Günün birinde sıkılıp 24 yaşından beri aklında olan Güney Amerika seyahatini yapmaya karar verdi. İstifasını verip “Şöyle üç ay boyunca Güney Amerika’yı karış karış gezeyim. Kalan üç ayda da başka yerleri dolaşırım” dedi. Araştırdı, hesaplar yaptı, “Bu seyahat 10 buçuk ayda biter” derken bir buçuk yıl boyunca ülke ülke gezdi. Gezip gördüklerini seyahat acentası Gazella’nın kurduğu binrota.com’da okurlarıyla paylaştı. Gazella Yönetim Kurulu Başkanı Velit Gazel “Gel bunları kitap yapalım” deyince Kurtbayram, Şaşırmak İçin Gezmeniz Gereken 55 Yer’i kaleme aldı. Yön değiştiren nehirlerden volkanda sosis ızgaraya, tren kiralamadan kuş yuvası çorbasına Kurtbayram’ın deneyimleri sizi çok şaşırtacak.
Kuş yuvası çorbası içtim
Malezya Borneo Adası’nda Niah kasabasının dışında devasa mağaralar bulunuyor. Tavanları 75 metreye kadar ulaşıyor, içi beş futbol sahası genişliğinde. Burada İngilizce adıyla ‘swiftlet’ denilen serçe cinsi bir kuş türü yuva yapıyor. Yaparken de tükürüğünü kullanıyor. İşte o yuvaları toplayıp çorba yapıyorlar. Benim gittiğim bölgedekiler en değerli olanlardan kızıl yuvaymış. Kilosu iki bin 500 dolardan başlıyor. Yuvayı suya batırıyorlar, içindeki kuş pisliklerinin ve tüylerinin temizlenmesi için. Bu işi genelde kadınlar yapıyor, cımbızla tek tek ayıklıyorlar. Kızıl olanının değerli olmasının nedeni şu: Orada da bizdeki gibi üçkağıtçılar var. Yuvaya çamaşır suyu döküyor, beyazlatıyorlarmış. Böylece sen de o pislikleri görmüyorsun Doğal olarak kızıl olana çamaşır suyu dökemiyorlar! Tadına gelince ben içtim, pek bir şeye benzemiyor.
Paranı ayakkabında sakla
Japonya, Endonezya, Malezya, İran, Tayland kendimi en güvende hissettiğim ülkelerdi. Venezuela güzel bir ülke ama tehlikeli bir yer. Başkent Karakas’ta sokakta tek başınıza yürürken bile çekiniyorsunuz. Çünkü daha hostel’den çıkmadan insanlar ‘Cüzdanını alma, saat takma. Pasaportunu yanından ayırma ama çalınacak şekilde koyma. Paranı çorabına ya da ayakkabının astarına sakla’ diyor. Peru’da Lima de Flores diye bir bölge var, oranın Bağdat Caddesi. Ama arka sokaklarında uyuşturucu kulanlar bulunurmuş, bilmiyordum. Geceleyin denk geldim, hoş değildi! Para istiyorlar, telaşlanıyorsunuz ama yapacak bir şey de yok. 
Yanardağda sosis ızgara
GuAtemala’da volkanda ızgara sosis yaptım. Antigua, oranın İsviçresi gibi... Çok fazla İspanyolca kursu var, özel dersin saati 4-5 dolar civarı. Ben günde dört saat ders alıyordum ve benim gibi ders alanlarla tura çıkıyorduk. Bir gün ‘Haydi Pacaya Volkanı’na gidiyoruz’ dediler. Volkana ulaşınca donmuş lavların üzerinden yürüdük. Rehber elindeki demiri ayaklarımızın arasındaki yarığa sokup yer ayrılıncaya kadar zorladı. Manzara müthişti, ayaklarımın arasından lavlar akıyordu. Sonra örtümüzü serip sosisleri şişe geçirdik, çatlağa daldırıp pişirdik. Köyden beri bizi takip eden köpek de yanmış sosislere daldı!
Pijama ve terlik bedava
ASYA’DAKİ bazı yerlerde günde 10 dolar harcayarak yiyip içip dolaşabilirsiniz. Altı aydır Asya’da dolaşan birine rastlamıştım, bütçesi 2 bin 500 euro’ydu. Tabii Avustralya, Japonya gibi çok pahalı yerler de var. Japonya’da bir tabak Kobe bifteğinin fiyatı 2 bin dolar. Bifteği elde ettikleri ineğe masaj yapıyor, arpa suyu içiriyor, hayvanı hareket ettirmiyorlar. Ama üç dolar karşılığı içinde eti, sebzesi olan büyük bir tabak erişte çorbası da yiyebilirsiniz. Tokyo’da en ucuz otelin geceliği 150 dolar ama hosteller daha hesaplı. 16 kişi bir arada kalıyorsunuz, çekmece gibi bir şeylerin içine girip uyuyorsunuz, fiyatı 30 dolar. Ya da internet kafede kalabilirsiniz, sandalyeyi kiralıyorlar. Size pijama, terlik veriyorlar, üstelik çorba da bedava. Laos’ta geceliği bir dolara, Endonezya’da Sumatra Adası’nda üç dolara konaklayabilirsiniz.
Tonle Sap tersten akıyor
Bazen hiç ummadığınız yerlerde ilginç şeylerle karşılaşabilirsiniz. Ben bunu çok yaşadım. Örneğin Kamboçya’da... Tonle Sap Nehri kasım ayında tersten akmaya başlıyor. Nehir yukarı akarken ‘hooop’ ters yöne dönüyor. Su Şenlikleri yapıyorlar o tarihte, nehirde 500 takım kürek yarışı yapıyor. Yine Kamboçya’da saati beş dolara kendi treninizi kiralayabilirsiniz. Çok havalı bir durum! Tren dediysem öyle vagon falan değil! 30 yıldır kullanılmayan eski bir tren rayı var ama başka yol yok. Çiftçiler tarlalarına gidip gelmek için bu rayı kullanıyor. Tekerlekleri koymuş, aksla birleştirmişler. Üzerine bir tahta koyuyorlar tekerleklerin, aksı çevirmek için de su motoru. Bir çekiyorlar motorun ipini, pat pat pat gitmeye başlıyorsun. Giderken karşıdan gelen biri olursa yükü az olan trenini kaldırıp kenara koyuyor, yol veriyor!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Google, Blogger yada OpenID hesabınızla girerek yorum bırakabilirsiniz. Spam yorumları siliyorum, gireceğiniz dış linkler takip edilemez. Teşekkürler

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...