Kitabım "Şaşırmak İçin Gezmeniz Gereken 55 Yer" Amazon'da satışta

Şimdigezelim.com'daki gezi notlarımdan ve yolda tuttuğum diğer notlardan yola çıkarak okuyucularla beraber şekillendirdiğim kitabım "Şaşırmak İçin Gezmeniz Gereken 55 Yer" artık Amazon'da satışta.
 Kitap ilk baskısını 2011'de Gazella Turizm, ikinci baskısını 2013'te Letoonia Resorts desteğiyle yapmıştı.

 Üçüncü baskısıysa Amazon.com'da. Kitaba şu linkten ulaşabilirsiniz:

 http://www.amazon.com/Sasirmak-Icin-Gezmeniz-Gereken-Turkish/dp/1499711611

Tayland gece hayatı üzerine belgeseller


Tayland deyince akla gelenlerden biri de gece hayatı. Özellikle Bangkok hareketli gece yaşantısı ile uluslararası ün yapmış durumda. Bangkok'un bu yönüne odaklanan üç belgeselin linkini aşağıda veriyorum. İşlenen konular pek iç açıcı değil, belgeseller İngilizce.

Tayland'da insan kaçakçılığı. National Geographic yapımı.
https://www.youtube.com/watch?v=ajbQVwbWRg0
Youtube çalışmıyorsa bu linki takip edin. Filmin konusu açıklaması burada:
 http://www.imdb.com/title/tt3037110/




Tayland'da "bar kızları".  Channel 4, 2007 yapımı.
http://www.youtube.com/watch?v=STCpKDAmKSs&index=2&list=PLDCE98A574E08B020


Tayland gece hayatı: Bangkok Kızı.
https://www.youtube.com/watch?v=vqo3DA9ymOM
Youtube çalışmıyorsa bu linki takip edin. Filmin konusu ve açıklaması burada:
http://www.imdb.com/title/tt0488537/

Bu aralar Tayland'da en çok tutulan bir şarkıyla yazıyı bitirelim.
https://www.youtube.com/watch?v=Wx3_78QxFHg#t=47


 Simdigezelim.com'a abone olun, daha keyifli, daha ekonomik ve daha güvenli bir gezi için gerekli bilgiler posta kutunuza gelsin. Abonelik için buraya gidiniz.

Kutsal İnka vadisinde eski bir pazar yeri Pisac ( And dağları, Cusco yakınları, Peru)


And dağlarındaki İnkaların Kutsal Vadisinde çok eskiden kurulmuş onlarca yerleşim var.  Pisac köyü de bu yerleşimlerden biri. Köy haftanın üç günü kurulan pazarı ve yakınlardaki İnka harabeleriyle tanınıyor.


Köy küçük olmasına rağmen pazarı oldukça büyük. Civardaki köylerden gelen yüzlerce satıcı sayesinde hem pazar hem de pazarcılar çok renkli görüntüler veriyor.


Benim alışveriş yapmaktan hoşlanmayanlar için bile Pisac keyifli bir yer çünkü pazar yeri gerçekten ilginç pazarcılar, mallar ve yiyeceklerle dolu.
Dolaşmaktan yorulunca meydandaki kafelerden birinin balkonuna çıkıp gelen geçeni seyredip fotoğraflayabilirsiniz.

Öğle yemeğini ayakta geçiştirmek için Peruluların illaki peynirle yediği ve yemeyenlere "deli misin? yemen götür" misali baktığı  çok iri taneli mısırlara ( ki taneleri fava fasülyesi kadar) dalabilirsiniz.





Singapur'da yüzen stadyum


Singapur'da turistlerin özellikle akşamları rağbet ettiği liman bölgesinde bir de futbol sahası var.
30000 kişilik bu stadyumun özelliği denizin üstünde yüzüyor olması. Yakında bulunan Ulusal stadyumun yeniden yapılması sırasında geçici olarak kullanılması öngörülen "The Float" ( Yüzer) adlı stadyumun 2015 yılında sökülmesi planlanıyor.

Gerçek "sahte"


Yukarıdaki fotoğraf Hong Kong'un ünlü Mongkok mahallesinden. Gündüzleri trafiğe açık olan caddeler, akşam saat beş sonrası tezgahların atılmasıyla açık hava pazarına dönüyor. Ve aklınıza ne gelirse bu ünlü pazarda satılıyor.

Pazarda çeşit çeşit saat satılıyor. Bu tezgah diğerlerinden biraz farklı: doğrucu Davut'un yeri galiba?  Saatlerin altında kocaman  "Gerçek Sahte Saatler" ( Genuine Fake Watches) yazmışlar. "Hani yanlış anlaşılmasın, tüm saatlerimiz dibine kadar sahtedir, gerçeği bulunmaz" der gibi.


Türkiye'de neler "gerçek sahte" sizce?


Dabbawala: okuma yazma bilmeyenlerle dünyanın en kaliteli dağıtım şebekelerinden birini nasıl işletirsiniz?



Kaliteye önem veren şirketlerin almaya çalıştığı bir sertifika var:  "altı sigma". Bu sertifika için şirketler süreçlerini epey bir elden geçiriyorlar: operasyonlarını mükemmele yakın bir halde tekrarlayabilecek bir hale getirince de sertifikayı kapıyorlar. "Altı sigma uyumlu" olduğunu söyleyen bir şirket ürettiği her bir milyon mal/hizmet için sadece 3.4 hata yapmasına izin var.  Şirketleri altı sigma uyumlu hale getirebilmek için piyasada yüzbinlerce danışman var ve harıl harılş çalışıyorlar, yine de zor ve zaman alan bir süreç.


Şimdi sözünü edeceğim topluluk ( çünkü tam şirket değil) her gün 200 bin kap yemeği öğlene doğru evlerden tek tek topluyor, sonra da gitmesi gereken adreslere tek tek dağıtıyor. Yemekler yenince bu kez kapları geri toplayıp alındıkları adreslere akşamüstü iade ediyor. Çalışanları okuma yazma bilmeyecek kadar cahil olan bu topluluk üyeleri he sekiz milyon dağıtımda bir hata yapmaları ile tanınıyorlar. Bu özelliklerinden dolayı Harvard'lı araştırmacıların dikkatini çeken topluluk BBC ve Forbes yayın kuruluşları tarafından da sıkı bri şekilde takip edilip işlenmiş.

Hindistan'nın bir çok şehrinde ama özellikle Mumbay'da aktif olan Dabbawala sistemi Hintlilerin nerede olursa olsun "ev yemeği" yeme isteğine hizmet etmek için kurulmuş.  Dabbawala sisteminde çalışanlar 1890 yılından beri işe giden ama ev yemeği bekleyenlerin sefertaslarını öğlene doğru evlerden topluyor ve yemekten önce işyerlerine ulaştırıyorlar. Yemek sonrası kirli sefertaslarını toplayıp bu kez akşam olmadan evlere geri dağıtıyorlar. Yüz seneyi aşkın bir süredir sağlam bir şekilde çalışan Dabbawala sistemine göre evlerden toplanan sefertasları üzerine renk ve işaretlerden bir sistemle adresleme yapılıyor. Tren istasyonlarına kadar bisikletle sevkedilen sefertasları burada gidecekleri mahalleye göre tasnif edilip o bölgenin sorumlusuna teslim ediliyor. Okuma yazma bilmeyen çalışanlar kodlar yardımıyla doğru adrese teslimatı yapıyorlar. Herhangi bir yazılı ya da bilgisayara dayalı takip sistemi söz konusu değil. Yemek sonrası sefertasları bu kez ters yönde evlere geri dağıtılıyor.



Dabbawala sistemi dağıtımda sadece el arabası, bisiklet ve tren kullanıyorlar. Mumbay'da çalışan beş bin Dabbawala aynı maaşı alıyor: 8000 Rupee ( yaklaşık 130 dolar). Organizasyonları çok basit sadece saha çalışanı, bölge şefi ve yöneticiler var ki yapılanma da kıdeme dayalı ve maaş farkı yok.

Dünyanın en geri kalmış bölgelerinden birinde en cahil çalışanlarla en kaliteli dağıtım ağlarından biri her gün hatasız tıkır tıkır çalışıyor.  Kim tahmin edebilir ki?

Gezmek lazım bazen.




Video kaynak: http://vimeo.com/60748502

Foto kaynak: https://worksthatwork.com/1/dabbawallas




İç organlarınızı bir haftada eriten bulaşıcı Ebola hızla yayılıyor.

İç organlarınızı bir haftada eriten bulaşıcı Ebola virüsü hızla yayılıyor. Son olarak  Gine'de 100'den fazla can alan virüs, komşu Liberya'ya da sıçradı ve orada da 10 can aldı.

Ebola virüsünü kapanların %90'ı iki gün ila üç hafta arasında karaciğer, böbrek yetmezliği çekmeye başlıyor. Daha sonra iç organların erimesinden kaynaklanan iç kanamayla hasta ölüyor.  Hastalığın bilinen bir tedavisi yok, hastalığa kapılanları sadece rahat tutmaya ve susuz kalmalarını önlemeye dayalı bir tedavi uygulanıyor. Geçen sene de Uganda ve Kongo Ebola salgını ve alınan önlemlerim yetersizliğiyle gündeme gelmişti.

Uzmanlar hastalığın daha büyük bir nüfusa bulaşmamasını "bulaştığı hemen herkesi hızlı olarak öldürdüğü için bulaşmaya vakti olmamasına" bağlıyorlar. Ve ekliyorlar " bu virüsün daha zayıf bir şekli ortaya çıkarsa, yani hastalar daha uzun süre yaşarsa işte o zaman sorun büyük olur" diye uyarıyorlar.

Ebola'dan  için korunmanın şu an için biline en iyi yolu hastalığın olduğu bölgelerden uzak durmak.

Kaynak: BBC


Lonelyplanet ve Şimdigezelim


Ünlü gezi rehberi Lonelyplanet'un Doğu Afrika ve İran kitapları için eksik gördüğüm bazı seyahat bilgilerini göndermiştim. Her iki kitapta da gönderdiğim eklemeler yapılmış.

Şimdigezelim.com okuyucuları bu bilgilere Lonelyplanet'ın milyonlarca müşterisinden çok önce ulaştı.

Japonya'da Erişte-Burger: "Ekmek arası erişte" menülere hızlı bir giriş yaptı

Japon mutfağı deyince aklımıza sushi, sashimi gibi balık yemekleri gelir. Malum ada milleti.  Japonlar balık yemekleriyle tanınmalarına rağmen ülkede aslında balıktan çok pirinçli, unlu yemekler tüketiliyor. Hani bizde her yemekte mutlaka ekmek bulunması gibi Japonlarda ya pirinç yiyor ya da erişte ( İngilizcesi noodle).  Japonya'ya yaptığım seyahatlerde öğle yemeklerini olabildiği kadar tabldot almaya çalıştım: daha çok yemeği daha ekonomik sundukları için. Tabldotlarda karşılaştığım ilginç noktalardan biri ( yemeklerin adını bilmemem ve dolayısıyla bir daha aynı yemeği ısmarlama şansımın olmaması dışında) pirincin yanında erişte de veriyor olmalarıydı. Bizdeki karşılığı bulguru, ekmek ve pirinçle yemek olmalı.

Her neyse Japonlar bakmışlar bu tabldot satıyor hızlı yemek restoranlarında da menüye eklemeye başlamışlar. Japonya'da pıtrak gibi her köşe başında rastlayacağınız Lotteria hızlı yemek zinciri ekmek arası erişte burgeri menüsüne eklemiş.

Ekmek arası erişte burgerinizi yemenin üç yolunu da menülere yazmış:

1) Normal burger gibi
2) Önce tüm ekmeği özel sosuna batırarak
3) Burgeri çorbaya katarak


Afiyet olsun.

Gezmek lazım bazen.

Kaynak: http://www.lotteria.jp/news_release/2014/news05090001.html

Avustralya nüfusunun %2'si sarı bölgede yaşıyor: o bölgeye sakin diyebilir miyiz?

Beyaz bölge Avustralya nüfusunun %98'i yaşıyor, yani 23 milyon.

Sarı bölgedeyse nufüsün geri kalan %2'si yaşıyor yani 470 bin.

Sarı bölge neredeyse tamamen çöl ama maden dolu, zenginlikler orada. Beyaz bölgede hava ve coğrafya koşulları daha iyi, dolayısıyla herkes orada.

Sarı bölgeye sakin diyebilir miyiz?

Gezmek lazım bazen.

Şimdigezelim'i daha rahat takip etmek için abone olun

Şimdigezelim'i daha rahat takip etmek için abone olabilirsiniz. Abone olmak için seçeneklerinizi aşağıda sıraladım, size en uygununu seçmek size kalmış.
  Seçenek 1) Email ile üye olmak için:

http://feedburner.google.com/fb/a/mailverify?uri=simdigezelim

Açılan sayfa İngilizce, halen ne yazık ki Türkçesi yok. En basit ve hızlı abone olma yolu bu.
Şeçenek 2)  Başka haber okuyucu (reader) sitelerinden birine üye olabilirsiniz.
The Old Reader - Google Reader’a en çok benzeyen site

Feedly – Güzel ama farklı bir reader

NewsBlur  ve Netvibes – başka iki seçenek
Üye olacağınız siteye karar verdikten sonra RSS ile üye olmak için

http://feeds.feedburner.com/SimdiGezelim linkine tıklamanız yeterli.

3)  Facebook ve Twitter

https://twitter.com/simdigezelim

https://www.facebook.com/simdigezelim.gezgin

Haftanın Seyahat Linkleri 11/5/2014


Yaz geliyor, her yer turist kaynayacak.Daha küçük ve özel bir yerde kalmak isterseniz, bu siteye uğrayın. Daha önce kitaplarını almıştım, iyi bir kaynak.
 kucukoteller.com.tr 

Anıl Polat, nam-ı diğer Tilki Göçebe, dört senedir dünyayı turluyor. Güzel blog, doyurucu içerik,  özellikle seyahatte teknoloji kullanımı konusuna odaklanmış. İngilizce.
http://foxnomad.com/

Gezmek, güzel diyor www.gezmekguzel.com . Bol foto, uzun yazılar. Vaktiniz varken sindire sindire bakın.

Günde 50 TL'den az harcayacarak gezebileceğiniz 7 Ülke

Bu yaz yurtdışında bir yerlere gitmeye kesin kararlısınız ama bütçeyi düşünüyorsunuz. İşte günde 50 TL'den az harcayarak gezebileceğiniz yedi güzel ülke.


 Simdigezelim.com'a abone olun, daha keyifli, daha ekonomik ve daha güvenli bir gezi için gerekli bilgiler posta kutunuza gelsin. Abonelik için buraya gidiniz.


Endonezya
Güzel manzaralar, 19000 ada, iyi insanlar ve ucuz fiyatlar. Sonuç: Dört kere gittim, bir dört kere daha gidesim var.  Halen turiste boğulmadan gezin bence.

http://www.simdigezelim.com/search/label/Endonezya
Bolivya
Farklı, zor doğa, geniş ülke, çok farklı kültür, dünyanın en yüksek yollarında harika manzaralar. 
http://www.simdigezelim.com/search/label/Bolivya










Laos

2003'e kadar turlar dışında turistin girmesi yasak olan bu ülke gerçi çok hızlı turizme açılıyor ama siz daha hızlı davranın. Ülkenin güneyinde halen günlük 75 cente oda var, gecikmeyin.

 http://www.simdigezelim.com/search/label/Laos



Makedonya

Kendisi yakın, kültürü yakın, fiyatları da uygun. Bakın yaz da geldi, daha da keyifli olur şimdi. Hadi.
 http://www.simdigezelim.com/search/label/Makedonya







Gürcistan
Hemen kuzeyimizde, iki adım, yemyeşil, güzel, gezilesi, uygun fiyatlı.
http://www.simdigezelim.com/search/label/G%C3%BCrcistan





Hindistan
Karışık mı? Çoook. Pis mi? Hmmm. Satıcılar insanı deli ediyor mu? Evvvet. Gidilir mi? Deli misiniz, kaçmaz.  Renkler, kültürler cümbüşü, midesine düşkünler için cennet.  Ülkeye gelen toplam turist sayısı İstanbul'a gelenden az. Bu böyle kalmaz.
http://www.simdigezelim.com/search/label/Hindistan




Filipinler

Adalar, dağlar, kumsallar, ormanlar. Bu ülkede herşey var, bir tek siz yoksunuz. Üstelik fiyatlar da uygun. Eee hadi ama.
http://www.simdigezelim.com/search/label/Filipinler


Hangi yıldayız? Emin misiniz?

Hangi yıldayız?

2014'teyiz canım. Mı dediniz? Emin misiniz?

1435 Hicri olabilir mi?

Efendim?  Olur di mi , kimine göre başka.

Budistlere sorsak bu sene kesin 2556.

Musevilere göre hiç şüphe yok ki yıl 5774.

Igbo'lar ( Nijerya) der ki yıl 1013, gerisi yalan.

Etiyopyalılara göre bu yılın 2006 olduğunu bilmeyen başka neyi doğru bilecek?

Endonezya Bali'de yaşayanlara sorduk, onlar da bu yılın 1936 olduğundan emin.

Tibetlilere göre 17inci döngünün 28inci yılındayız. Malum bir döngü 60 sene. Hesaplayıverin işte.

Japonlara göre şu anki imparator hanedanının 26ıncı yılı, yani yıl Heisei 26. Evet, evet kesin Heisei 26.


Gezerken en fazla duyacağınız kişi: Bob Marley















Madagaskar'da yamuk yumuk bir minibüs kötü yollarda gidiyor.  Teypte Bob Marley.

Tayland Chiang Mai'da bar açık ama müşteri yok, canı sıkkın garsonlar "I shot the sheriff"in ritmine Asyalı Asyalı sallanıyor.


Hindistan Goa sahili, açıkhava pazarı. Bilezik falan yapıp satan bir kadın, tezgahında ufak bir hoparlörden Bob Marley dökülüyor.

Danimarka, kışın, soğuk, ıslak, rüzgarlı.  Dışarıdaki ayazdan kurtarmak için kendini kafeden içeri atanları kahve kokusu ve Bob Marley'in tınıları karşılıyor.

Güney Kore, Busan.  June'un pansiyonu, gecenin ilerleyen saatlerinde hafif çakırkeyif June en az on kere tekrar ettirdiği Bob Marley En İyiler albümünü bir kez daha başlatırken yine " biliyor musun Bob Marley benim gençliğimde Güney Kore'de yasaktı, yasak kalkınca dinlemediğim yıllardaki açığımı kapatmak için hala çok sık dinliyorum". Biliyorum June, bu onuncu deyişin. Belli ki göründüğünden daha çok içmişssin.


Japonya, Kanazawa'da Namaste pansiyon. Sahibi Makato-san kadehlerimize bir kez daha şarap doldurduktan sonra Hindistan'da yaşadığı yılları anlatmaya başlıyor. Ama önce arkada ufak ufak çalan caz müziğini Bob Marley'le değiştirdikten sonra. 


130'dan fazla ülkede bulundum, herhalde toplamda karşıma en çok çıkan yüzlerden biri Bob Marley'dir.  Hediyelik eşyalarda, tişörtlerde, posterlerde, hostel salonlarında, yolcu otobüslerinde. Günümüz sanatçılarının hiç birinin yapamadığını yapıp çok ayrı ülkelerden, gelir yapılarından ve inançlarından gelen insanları birleştirebilmiş biridir Bob Marley. Üstelik ölümünden seneler sonra da halen unutulmayan biri. Bob Marley, nasıl olmuş da insanlarla böyle sağlam bir ilişki kurabilmiş ve ölümünde yıllar sonra bile dinlenilmeye devam ediliyor?  Denk gelirse şu belgesele bakın seveceksiniz:  http://www.beyazperde.com/filmler/film-136551

İlginizi Çekebilecek Linkler 4/5/2014




Murat Karabatur 2012'de Dünya turuna çıkmış, bir sürü tecrübeden sonra geri döndüğüne oturup kitapçık haline getirmiş. Ne iyi etmiş.


Japonya'da yaşayan bir Türk'ün blogu. Sık güncelleniyor.

İngiltere'de yaşayan eğitimci bir Türk'ün blogu. Az ama öz güncelleniyor.

Akıllı telefon uyumlu "anti yalnızlık" çorba kasesi

Tek başınıza yemek yerken sıkılıyor musunuz?

Yemek yerken hem telefonunuzla oynamak hem de çorbayı götürmek zorunuza mı gidiyor?


Çare: Akıllı telefon uyumlu anti yalnızlık çorba kasesi.

Bunu icat eden hangi ülkeden mi?  Başka kim olabilir ki, Japonlardan başka?

Kaynak: http://www.cnet.com/news/anti-loneliness-ramen-bowl-invites-your-phone-to-dinner/

Seyahat sitelerine güvenelim mi? Pek değil

Bangkok son on senedir her sene yapılan turizm araştırmalarına göre dünyada en çok gezilmesi gereken ilk 25 şehir içerisinde yer alıyor. 

Dünyada en çok takip edilen seyahat sitelerinden Tripadvisor Bangkok'u 2014 senesi için yaptığı anketinde de Bangkok'u dünyada en çok gezilmesi gereken 20.nci şehir olarak ilan etmiş.
Peki bu gezilmesi gereken şehirde turistler ennnnn çoook neden hoşlanmış?  Yine Tripadvisor'a dönüp listeyi verelim.


Yukarıdaki listeyi Tripadvisor'dan az önce kopyaladım. Siteye yorum yazan yüzbinlerce turiste göre Bangkok'ta ennnn çok yapılması gereken şey, sıkı durun: macera oyunu oynamak.

İlginizi Çekebilecek Linkler 01/05/2014



Tayland'la ilgili taze taze yazılar bu blogda  www.gizemakkan.com


ODTÜ'de geliştirilen yeni bir anket uygulaması https://www.pickr.us/

https://www.pickr.us/ adresinden kullanıcı olarak kaydolup, yeni anketler yaratıp bu anketleri yazılarınıza  yerleştiriyorsunuz. Fotoğraflı anketleri kullanmak isteyenler için ilaç gibi site.

Endonezya'dan güzel fotoğraflar ve bilgiler  http://mavilimon.blogspot.com.tr/2014/01/java-tapnaklar.html

http://www.aylakilsu.com/  Neden seyahta ediyoruz? demiş. Güzel yazmış.

İspanya'dan güzel bir yazı, fotoğraf bol ve detaylı.  
http://haritadabirnokta.blogspot.com.tr/2014/04/santiago-de-compostela-ya-thynin-ucmaya.html
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...